Haber

İsrail, UNRWA’nın Kudüs'teki genel merkezini yıktı

BM, AB ve birçok ülke İsrail’in UNRWA’nın binasını yıkmasını kınadı; Türkiye’den henüz bir açıklama gelmedi. UNRWA, bunun Filistinlilerin mülteci kimliğini silmeye dönük adım olduğunu söyledi.

“`html

İsrail, Doğu Kudüs’teki UNRWA Genel Merkezine Operasyon Düzenledi

İsrail, işgal altında bulunan Doğu Kudüs’teki Şeyh Cerrah Mahallesi’nde, Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı’nın (UNRWA) genel merkezine polis eşliğinde baskın düzenledi. Bu operasyon kapsamında, tesis boşaltıldı ve içindeki bazı yapılar iş makineleriyle yıkıldı.

Dün (20 Ocak) öğle saatlerinde, İsrail Arazi İdaresi, güvenlik güçlerinin eşliğinde merkeze gelerek tahliye işlemlerine başladı. Aynı zamanda, Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir de yıkım işlerine destek vermek üzere bölgeye intikal etti.

Ben-Gvir, yıkım esnasında “tarihi bir gün” ifadesini kullanarak, UNRWA’nın inşa ettiği yapıların Kudüs’ten çıkarılmasının önemine vurgu yaptı.

Kudüs Belediyesi Başkan Yardımcısı Arieh King, AA’ya yaptığı açıklamada, bu yıkımın Ekim 2024’te İsrail Meclisi tarafından alınan bir kararın uygulaması olduğunu savundu.

King, Birleşmiş Milletler’in eleştirilerini dikkate almadığını belirtip, “BM’nin sadece İsrail’e karşı çıktığını ve İran’daki son durumla ilgili herhangi bir açıklama yapmadığını” ileri sürdü.

İsrail Arazi İdaresi ise, UNRWA kompleksinin İsrail tarafından el konulduğunu ifade ederek, arazinin gelecekte “kamusal hizmete” yönelik değerlendirileceğini iddia etti.

İsrail Dışişleri Bakanlığı, arazinin “İsrail’e ait” olduğunu öne sürerken, UNRWA’yı Hamas ile ilişkilendiren suçlamaları yineledi.

Filistinli Mültecilerin Kimliğine Yönelik Saldırılar

UNRWA, yıkım karşısında İsrail’in uluslararası hukuk ihlallerinde yeni bir seviyeye ulaştığını belirtti.

UNRWA Genel Komiseri Philippe Lazzarini, yaptığı açıklamada, bu eylemi “BM’ye bağlı bir kuruluşa karşı eşi benzeri görülmemiş bir saldırı” olarak değerlendirdi.

Lazzarini, yıkımın, İsrail’in BM’nin ayrıcalıkları ve dokunulmazlıkları gibi uluslararası hukuka açık bir şekilde karşı geldiğini vurguladı. Ayrıca, BM üyesi ülkelerin İsrail’in UNRWA’nın yapılarının dokunulmazlığını koruma yükümlülüğü olduğuna dikkat çekerek, bu durumun Filistinli mülteci kimliğini silme girişimlerinin bir parçası olduğunu ifade etti.

Lazzarini, önümüzdeki hafta UNRWA’nın sağlık ve eğitim tesislerine su ve elektrik sağlanmasının durdurulacağını belirterek, “Bu eylemler, Uluslararası Adalet Divanı’nın kararlarıyla çelişiyor” dedi.

BM üyesi devletleri, İsrail’in uluslararası hukuku ihlal eden davranışlarına yanıt verme konusunda harekete geçmeye çağırdı.

Sistematik Bir Politikanın Parçası

UNRWA Genel Merkezi

Filistin Devleti, Dışişleri Bakanlığı, Hamas ve Filistin Kurtuluş Örgütü’nden (FKÖ) yıkım sonrasında çeşitli açıklamalar yapıldı.

Filistin Devlet Başkanlığı Sözcüsü Nebil Ebu Rudeyne, bu yıkımın, 6 milyon Filistinli mülteciye hizmet sunan UNRWA’nın işlevini sona erdirmeyi amaçlayan bir İsrail stratejisinin parçası olduğunu vurguladı. UNRWA’nın faaliyetlerinin devamını sağlamak ve yardımların korunması için uluslararası toplumun harekete geçmesi gerektiğini belirtti.

Filistin Dışişleri Bakanlığı, yıkımı uluslararası hukukun ihlali olarak değerlendirirken, İsrail’in işgalci güç olarak Cenevre Sözleşmesi kapsamındaki yükümlülüklerini ihlal ettiğini kaydetti.

Bu adımların yasal statüyü hedef aldığını belirten Bakanlık, Birleşmiş Milletler ve üye ülkelere ihlalleri durdurmak için acil harekete geçme çağrısı yaptı.

Hamas, yıkımı uluslararası hukukun ciddi bir ihlali olarak değerlendirirken, UNRWA’nın korunması gerektiğine vurgu yaptı. Açıklamalarında, düşman liderlerin uluslararası mahkemelerde yargılanması için harekete geçilmesi çağrısında bulundular.

FKÖ de, UNRWA’ya yönelik bu eylemin, 1946 tarihli BM Ayrıcalıkları ve Muafiyetleri Sözleşmesi ile BM Şartı’na aykırı olduğu görüşünde. İsrail’in uygulamaları, uluslararası hukukun ihlali olarak değerlendirilmektedir.

Uluslararası Tepkiler ve Cezasızlık Durumu

Dünya genelinde bu yıkıma birçok ülke tepki gösterdi. BM, Avrupa Birliği (AB) ve diğer ülkeler, İsrail’in eylemselliği ile ilgili eleştirilerde bulundu.

BM Genel Sekreter Sözcülüğü, Genel Sekreter Antonio Guterres’in yazılı açıklamasında, İsrail’in eyleminin “en güçlü biçimde kınandığını” belirtti. Guterres, UNRWA’nın genel merkezinin BM mülkü olduğu hatırlatarak, bu yıkımın derhal durdurulması gerektiğini vurguladı.

AB Komisyonunun Eşitlik, Hazırlıklılık ve Kriz Yönetiminden Sorumlu Üyesi Hadja Lahbib, İsrail’in BM kuruluşlarına zarar vermemesi gerektiğini hatırlatarak, bu tür eylemlerin durdurulması için çağrıda bulundu.

Farklı ülkeler de benzer açıklamalar yaparak durumu kınadı. Ancak Türkiye’den henüz resmi bir açıklama gelmedi.

İsrail’in UNRWA Faaliyetlerine Kısıtlamalar Getirmesi

İsrail, Ekim 2024’te UNRWA’nın faaliyetlerini yasaklayan bir karar aldı; bazı çalışanların Ekim 2023’teki Aksa Tufanı Operasyonu’na katıldığını iddia etti, ancak bu iddialar için kanıt sunmadı.

UNRWA, suçlamaları reddetti ve BM, ajansın tarafsızlığını onayladı. 30 Ocak 2025 tarihi itibarıyla UNRWA’nın yasaklanması yürürlüğe girdi ve bu durum, Doğu Kudüs’teki BM çalışanlarının bölgeden ayrılmasına neden oldu. UNRWA’nın faaliyetlerinin sona ermesi, Filistin topraklarında 2,5 milyon mülteciyi etkileyecek sonuçlar doğurdu.

Kudüs’teki merkez hakkında geçici kapatma kararı alındı; fakat bu tesis bir daha açılamadı.

(HA)

“`