Bavul ticareti, Türkiye ekonomisine uzun yıllar boyunca milyarlarca dolarlık sıcak para akışı sağlasa da, jeopolitik krizler ve artan iç maliyetler nedeniyle ciddi bir düşüş yaşıyor. Sektör, 2026 yılının ilk çeyreğinde, pandeminin etkilerinin ardından gelen en büyük ikinci çöküşünü yaşıyor. Pandeminin getirdiği sınır kapanmaları ile dibi gören bavul ticareti hacmi, geçen yılın aynı döneminde 248 milyon dolar iken, bu yıl yüzde 32’lik bir azalmayla 169 milyon dolara geriledi.
Sektördeki bu hızlı düşüşün sebepleri arasında, Rusya-Ukrayna savaşının ardından Afrika ve Orta Doğu pazarlarına yönelen tekstilcilerin, bölgede patlak veren ABD-İsrail-İran gerilimiyle karşılaşmaları yer alıyor. Bu durum, ihracatın sürdürülebilirliğini olumsuz etkiledi.
Bavul ticareti, resmi literatürde “yolcu beraberinde mal ihracatı” olarak biliniyor. Bu model, Türkiye’de ikamet etmeyen yabancı alıcıların tekstil, hazır giyim, ayakkabı, deri ve kuyum gibi ürünleri nakit dövizle satın alarak küçük ölçekli sevkiyatlarla yurtdışına çıkarmalarına dayanıyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Merkez Bankası (TCMB) tarafından takip edilen bu ticaret biçimi, özellikle KOBİ’ler için hızlı nakit akışı sağlıyor ve İstanbul’un Laleli, Merter, Osmanbey ve Zeytinburnu gibi ticaret merkezlerinde yoğunlaşıyor.
Laleli Sanayi ve İşinsanları Derneği (LASİAD) Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca, bölgedeki ticaretin Rusya-Ukrayna savaşından olumsuz etkilendiğini belirterek, “Geçen yıl Afrika ve Orta Doğu pazarlarında önemli bir talep bulmuştuk. Ancak şimdi Körfez’deki savaş, bu kanalları kapattı. İşlerimizde yüzde 30’un üzerinde bir kayıpla karşı karşıyayız,” şeklinde konuştu.
Artan üretim ve yaşam maliyetlerinin de etkisiyle Türkiye, yabancı alıcılar için “çok pahalı” bir pazar haline geldi. Merkez Bankası’nın verileri, bavul ticaretinin son yıllarda nasıl bir daralma yaşadığını net bir şekilde ortaya koyuyor. 2017 yılında 6,2 milyar dolarlık hacme ulaşan sektör, pandeminin ardından toparlanamayarak 2023’te 1,74 milyar dolara düştü. 2024’te hafif bir yükseliş yaşasa da, 2025 yılında dalgalı bir seyir izledi. 2026’nın ilk çeyreğinde ise bu ticaret hacmi 169 milyon dolara geriledi.
Sektör temsilcileri, artan maliyetler, Türk lirasının değer kaybı, yabancılara yönelik vize sorunları ve bölgesel savaşlar gibi birçok faktörün bavul ticaretini zor duruma soktuğunu vurguluyor. Özellikle Rusya, Orta Asya ve Orta Doğu’dan İstanbul’a gelen alıcı trafiğindeki azalma, Laleli ve Merter esnafının kepenk kapatma riskini her geçen gün artırıyor.