Türkiye’de vatandaşların yaşam standartları giderek azalırken, ekonomik kriz gençlerin evlilik hayallerini olumsuz etkiliyor. Evlilik gerçekleşse bile, mevcut koşullar altında çocuk sahibi olma isteği azalmış durumda. Bu durum, Türkiye genelinde doğum oranlarının hızla düşmesine neden olmaktadır. AKP, soruna dair çözümlerinde yanlış bir yol izliyor. Ordu Kumru Belediye Başkanı Yusuf Yalçuva, ilçedeki nüfus azalmasını önlemek için “Büyük Aile, Güçlü Türkiye” sloganıyla dikkat çekici bir doğum teşvik programı başlattı. Belediye meclisi onaylı teşvikler arasında 10 çocuk sahibi ailelere sıfır kilometre araç hediye edilmesi, 8 çocuk yapanlara iş imkânı sunulması, 3. ve sonraki her çocuk için ise ek 50 bin lira destek verilmesi yer alıyor. 4 Mayıs’ta yürürlüğe giren bu program, o tarihten sonra doğacak çocukları kapsıyor ve başvuru için en az 2 yıl Kumru ilçesinde ikamet etme şartı bulunuyor.
Cumhuriyet’e açıklamalarda bulunan CHP Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi (CAO) Aile ve Sosyal Hizmetler Politika Kurulu Başkanı Aylin Nazlıaka, AKP’li belediyenin başlattığı teşvik sürecini eleştirdi. Nazlıaka, iktidarın “Büyük Aile, Güçlü Türkiye” sloganıyla yeni teşvik paketleri sunduğunu belirterek, çocuk başına maddi destek vererek toplumun karşılaştığı derin ekonomik krizi gizlemeye çalıştıklarını vurguladı. Türkiye’nin gerçekleri, “Mutfağında yangın olan milyonlarca hane, marketlerde bebek mamasına alarm taktıran yoksulluk, çocuğuna süt alamadığı için mahcup olan anneler” gibi örneklerle açığa çıkmaktadır. Nazlıaka, bu derin yoksulluğun teşviklerle kapatılamayacağını, asıl sorunun sosyal devletin zayıflaması olduğunu ifade etti.
Nazlıaka, “Aile yapısı yalnızca nüfus politikalarıyla korunamaz. Aile; ekonomik güvenlik, sosyal adalet ve eşitlik ile varlığını sürdürebilir. İnsanlar, geleceğe umutla bakabiliyorsa çocuk sahibi olurlar. Ancak gençlerin umudunu kaybetmesi, yarın korkusunu bugünün gerçeği haline getirir ve hiç bir kampanya bu çaresizliği gizleyemez” dedi.
Türkiye’de doğum oranlarındaki düşüşün en büyük nedeninin ekonomik güvencesizlik olduğunu belirten Nazlıaka, gençlerin geleceğe dair kaygılar içinde olduğunu ve üniversite mezunu gençlerin işsizlikle mücadele ettiğini aktardı. Kadınların güvende olmadığını, bakım yükünün omuzlarında olduğunu vurgulayan Nazlıaka, iktidarın derin yoksulluğu görmezden geldiğini, insanların sadece geçici destekler değil, sürdürülebilir bir gelecek talep ettiğini ifade etti. “Güçlü aile istiyorsanız, önce güçlü bir ekonomi oluşturmalı, sosyal devleti güçlendirmeli, kadınların emeğini görünür kılmalı, kreş desteklerini yaygınlaştırmalı ve gençlere iş ve barınma güvencesi sağlamalısınız. Çocukların yatağa aç girmediği bir Türkiye olmadan aileleri korumanız mümkün değildir” diye ekledi.