İstanbul Aydın Üniversitesi, Model Birleşmiş Milletler Kulübü (IAUMUN) tarafından organize edilen ‘IAU Model COP31 Conference 2026’ etkinliğine ev sahipliği yaptı. İki gün süren bu programda öğrenciler, küresel iklim sorunları üzerine düşünerek iklim diplomasisi ve uluslararası müzakere süreçlerini deneyimleme imkanı buldu.
Etkinlik çerçevesinde gençlerin iklim eylemindeki önemi, uluslararası iş birliği, yenilenebilir enerji ve enerji dönüşümü, iklim değişikliğiyle mücadele, küresel ısınma ve sera gazı emisyonları gibi konular ele alındı. Model COP formatında düzenlenen bu organizasyonda öğrenciler, farklı ülkeleri ve aktörleri temsil ederek iklim politikalarına dair görüşlerini paylaştı. İngilizce gerçekleştirilen konferansta katılımcıların uluslararası ilişkiler ve iklim politikaları konusundaki bilgi düzeylerinin yanı sıra müzakere, topluluk önünde konuşma, liderlik, diplomatik iletişim ve problem çözme yeteneklerinin geliştirilmesi hedeflendi.
‘ÜNİVERSİTE OLARAK 19 PROJEYLE KATILIYORUZ’
Programda konuşan İstanbul Aydın Üniversitesi Rektör Danışmanı Prof. Dr. Zafer Aslan, “COP31, küresel anlamda önemli bir zirve. Bu çerçevede Türkiye tarihi bir süreçten geçiyor ve bu devam edecek. 9-20 Kasım tarihlerinde gerçekleşecek olan bu süreç için kapsamlı hazırlıklar yapıldı. Yerel düzeyde, ülke genelinde ve uluslararası alanda pek çok katılımcının burada olacağını öngörüyoruz. Üniversitemiz olarak genç arkadaşlarımızla birlikte 19 projeyle yer alıyoruz. Amacımız elbette Paris Anlaşması çerçevesinde iklim sorunu üzerine farkındalık yaratmak; dünya üzerinde tek bir gezegenimiz var ve onu koruyamıyoruz. Özellikle gençlerde bilinç oluşturmak amacıyla bugünkü büyük oturumu düzenledik. Şehrimizin çeşitli bölgelerinden liselerden gelen genç arkadaşlarımız buradalar” dedi.
‘SONUÇLAR KÜRESEL AÇIDAN DÜNYAMIZIN GELECEĞİ İÇİN ÖNEM TAŞIYACAK’
COP31’de ele alınacak konular hakkında bilgi veren Prof. Dr. Aslan, “COP31’de tartışılacak başlıca meseleler arasında küresel ısınma, enerji sorunları, hava kirliliği ve su kaynaklarının optimum kullanımı gibi konular yer alacak. Bu konular birçok oturumda ve paralel bilimsel etkinliklerde değerlendirilecek. Sonuçların küresel ölçekte dünyamızın geleceği açısından faydalı olacağına inanıyorum. Elbette kişisel olarak da üzerimize düşen görevler var. Sadece eğitim faaliyetleri dışında; günümüzde yapay zeka çok farklı alanlarda yoğun şekilde kullanılmakta. Yapay zeka demek daha uzun süreli enerji ve bilgisayar kullanımını gerektirir. Enerji denildiğinde ise geleneksel kaynaklardan daha çevre dostu alternatiflerin yaygınlaştırılması oldukça önemlidir. Türkiye bu konuda Avrupa’da üçüncü sırada yer almakta ve güzel çabalar sergilemektedir.” şeklinde konuştu.
‘AMAÇ GERÇEK COP31 ZİRVESİNİN SIMÜLASYONUNU YAPMAK’
Unesco Kürsüsü Başkanı ve Uluslararası İlişkiler Direktörü Dr. Öğretim Üyesi Osman Gültekin ise program hakkında şu bilgileri verdi:
“Bugünkü konferansa İstanbul ve Türkiye’nin çeşitli liselerinden öğrenciler katılıyor; ayrıca yurt dışından da katılım sağlandı. Öğrenciler burada farklı komitelere ayrılarak iklim sorunları üzerine tartışmalar gerçekleştirecekler. Her komiteye iki konu veriliyor ve o konularda tartışmalara katılıyorlar. Etkinlik sonunda seçilecek bildiriler ile komitelerden alınan kararlar gerçek COP31 zirvesinde Antalya’da paylaşılacak. 9-20 Kasım tarihleri arasında Antalya’da gerçekleşecek COP31 zirvesinde 20 Kasım günü başarılı öğrencilerin sunumları yapılacak olacak.”
“Bu program ‘Model COP31’ olarak adlandırılıyor; amacı gerçek COP31 zirvesinin simülasyonunu yapmak.Bu sayede öğrenciler bu yaşlarda böyle bir zirveye katılmaları durumunda neler yapacaklarını öğreniyorlar; hangi konuları gündeme getireceklerini düşünüyorlar.Dolayısıyla gençlerin bu tür tartışmalara dahil olması son derece önemli çünkü geleceğimiz onların ellerinde.”
‘ÖĞRENCİLER İKLİM DİPLOMATI OLARAK ÜLKELERİNİ TECRÜBE EDİYOR’
Dr. Öğr. Üyesi Gültekin programın COP31 zirvesinin bir simülasyonu olduğunu vurgulayarak şunları ekledi: “Bu konferans aslında gerçek COP31 zirvesinin simülasyonu niteliğindedir.Burada gelişmiş ülkelerden gelişmekte olan ülkelere kadar farklı ülke grupları bulunmaktadır.Bu nedenle her ülkenin çevre ile ilgili meseleleri değişiklik göstermektedir.Gelişmiş bir ülkenin çevre sorunları ile küçük ada ülkelerinin karşılaştığı problemler elbette farklılık arz eder.Bu sebeple öğrenciler gelmeden önce kendilerine çalışma rehberleri gönderildi.Kendilerine hangi konuları nasıl ele alacakları anlatıldı.Ve geldikleri zaman temsil edecekleri ülkeleri inceleyerek simülasyona hazırlanmış oldular.Böylelikle o ülkeleri temsil eden iklim diplomatları olarak deneyim kazanıyorlar.Uluslararası fikir alışverişi içinde kendi görüşlerini ifade ederken uzlaşma sağlamak adına çalışmalara katılıyorlar.Bu bağlamda uzlaşma becerileri de gelişiyor.Dünyadaki iklim problemleri geleceğimizi tehdit ediyor; dolayısıyla lise dönemindeki bu tartışmalar büyük önem taşıyor.”