Orta Doğu’da yaşanan çatışmalar, Çin ekonomisi üzerinde olumsuz etkiler yaratmaya devam ediyor. Nisan ayında, bölgedeki savaşların enerji maliyetlerini artırması sonucunda Çin’deki üretici fiyatları yüzde 2,8 oranında yükseldi. Hürmüz Boğazı’ndaki lojistik kriz, 41 ay süren düşüş dönemini sona erdirerek maliyet enflasyonunu zirveye taşıdı.
Nisan ayına ait veriler, Orta Doğu’daki savaşın enerji ve hammaddelerin maliyetleri üzerinden Çin’in üretim süreçlerini doğrudan etkilediğini ortaya koyuyor. Özellikle ABD ve İsrail’in İran ile yaşadığı gerginlik, Basra Körfezi’ndeki sevkiyat hatlarını aksatarak sanayi fiyatlarında artışa neden oldu.
**ÜRETİCİ FİYAT ENDEKSİNDE YENİ BİR DÖNEM**
Çin Ulusal İstatistik Bürosu’nun açıkladığı rakamlar, fabrikaların çıkış fiyatlarını yansıtan Üretici Fiyat Endeksi’nin (ÜFE), nisan ayında yıllık bazda yüzde 2,8 yükseldiğini gösteriyor. Bu gelişme, 2022 yılının son çeyreğinden bu yana devam eden 41 aylık düşüş trendinin sona erdiğine işaret ediyor. Mart ayında yüzde 0,5 artış gösteren endeks, nisan ayında daha belirgin bir yükseliş sergiledi. Geçmişte yüzde 3’e kadar gerileyen ÜFE’nin bu keskin yükselişi, küresel emtia fiyatlarındaki artışların Çin sanayisine yansıdığını gösteriyor.
**TÜKETİCİ FİYATLARINDA DA HAREKETLİLİK VAR**
Tüketici fiyatları da benzer bir artış trendine girmiş durumda. Enflasyonun temel göstergesi olan Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), nisan ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1,2 oranında yükseldi. Şubat ayında yüzde 1,3 ile son 3 yılın zirvesini gören tüketici fiyatları, marttaki sınırlı düşüşün ardından nisan ayında yeniden yükseliş gösterdi. Bu veriler, 2023 ve 2024 yıllarında yüzde 0,2 gibi düşük seviyelerde seyreden, 2025 yılında ise sabit kalan Çin enflasyonunun, arz yönlü şoklarla birlikte durgunluktan çıkma sürecine girdiğini işaret ediyor.
**HÜRMÜZ BOĞAZI KRİZİ VE TEDARİK ZİNCİRİ ÜZERİNDEKİ ETKİLER**
Bu küresel fiyat artışının arkasında, Hürmüz Boğazı’ndaki yaşanan lojistik krizin de önemli bir rolü bulunuyor. ABD, İsrail ve İran arasındaki artan askeri gerilim, dünya petrol ticaretinin büyük bir kısmının geçtiği bu stratejik güzergahı neredeyse kullanılamaz hale getirdi. Özellikle petrolünün yüzde 45’ini ve sıvılaştırılmış doğal gazının yüzde 30’unu bu hattın üzerinden tedarik eden Çin için, bu kesintiler doğrudan maliyet artışları anlamına geliyor. Enerji, gaz ve gübre ticaretindeki bu büyük tıkanma, sanayi üretiminin her aşamasını etkileyen geniş bir maliyet sarmalı oluşturuyor.